• Ana Sayfa » Forumlar » Ramazan » NEDEN ORUÇ TUTMALIYIZ
  • 20 Nisan 2021 | 04:24:12

    NEDEN ORUÇ TUTMALIYIZ ?

    Mümin, herhangi bir menfaat düşüncesi ile değil yalnız Yüce Allah'ın emri olduğu için ve O'nun rızasını kazanmak maksadıyla oruç tutmalıdır.

    Orucun bedene, topluma kazandırdığı hususların bulunması ile beraber, insan orucu bunlar için değil sadece sırf Yüceler Yücesi ALLAH (cc) emrettiği için tutmalıdır.

    İnsan oruç, tutunca kötülük işlemekten utanç duyar. Çünkü oruçlu olması ona daima Yüce Allah’ı hatırlatır. Oruç, insanı fenalıktan menederek hayırlı işlere sevkeder. İbadetlerin hazzını tattırır.

    Cennetin Reyyân Kapısı, Oruç Tutanlara Mahsustur

    Sahih bir hadisi şerifte bu husus şöyle bildirilmektedir :

    “Cennette Reyyân adında bir kapı vardır ki buradan kıyamet gününde sadece oruç tutanlar Cennete girer, onlarla birlikte bu kapıdan başkaları giremez. (Cennet kapılarında) oruç tutanlar nerede diye seslenilir. (Oruç tutanlar gelir) bu kapıdan cennete girerler, sonuncular girdiği zaman kapı kapanır, artık bu kapıdan kimse cennete girmez.” (Müslim Sıyâm 166)

    Sevgili Peygamberimiz (sav) “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Yüce Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır” buyurmuştur.

    Ramazan Ayında Oruç Tutarken;

    Oruçluyken açlığın ve susuzluğun gerçekten ne anlama geldiğini öğreniriz.

    Oruç tutarken sadaka vermeyi, fakirlere yardım etmeyi, paylaşmayı öğreniriz.

    Ramazan ayında, birinin eğitimine sponsor olmaktan, birinin sağlık faturalarını ödemekten veya sadece birinin yemeğini ödemekten duyduğumuz haz farklıdır. Mutluluğu paylaşmak çok bulaşıcıdır.

    Oruçta öfkemizi kontrol etmeyi öğreniyoruz, kötü kelimeler kullanmıyoruz ve genellikle daha kibarız.

    Oruçluyken çok daha sakiniz ve ciğerlerimizi yakacak şekilde bağırmadan sorunları çözmenin mümkün olduğunu anlıyoruz.

    Cinsel dürtülerimizi kontrol etmeyi öğreniyoruz.

    Gün içinde eşinizi ona dokunamadan sevmenin ne değerli olduğunu anlarsınız. Aslında cinsel dürtünüzün sadece bir his olduğunu gerçek duygunun sevgiden kaynaklandığını fark edersiniz.

    Ramazan, olması gerekenleri yapmayı, konuşmadığımız insanlarla barışmayı, aklımıza gelmeyen yoksullara bir de açken nasıl hissettiklerini anlayarak bakmayı öğretir. Bu bir gelişim vaktidir. Tazelenme kursu gibidir.

    Ayın sonunda da, Ramazan Bayramı neşe ile kucaklaşma vakti gelir. Bunu kutlamak her Müslümanın hakkıdır. Aç, susuz kalarak pek çok fedakarlık gösterilmiştir. Bir kutlamayı herkes hak eder ve artık oruç dönemi sona ermiştir.

    Oruç, insanın Yüce Allah’a (cc) olan “şükür borcunu hatırlatır”

    Bir insanın çarşıdan her türlü ihtiyacını toplayıp dükkan sahiplerine ücret ödemeden çıkıp gitmesinin abesliğini bir düşünün. Fiyat ödemek ve teşekkür etmek insanlığın gereği değil midir?
    Kullara hürmet ve teşekkür İslam adabındandır. Fakat insanın asıl vazifesi Yüce Rabbine (cc) olan şükrüdür. Çünkü tüm mal ve nimetlerin gerçek sahibi Allah’tır (cc) ve verdiği nimetlere fiyat olarak kullarından şükür istemektedir.
    Dükkan sahiplerine bir ücret ödeyip asıl mal sahibi olan Allah’a (cc) istediği fiyatı ödememek bir insan için ne kadar normal sayılabilir? Yüce Allah’a (cc) şükretmeyen bir kulun insaniyetten ve medeniyetten nasibi söz konusu olabilir mi?

    Fakat insanoğlu çok aciz ve her şeye çok muhtaç olduğu halde Allah'a (cc) gerektiği şekilde şükretmiyor. Allah'ın (cc) kendisi için yarattığı her biri birer mucize olan nimetleri hakkıyla takdir etmiyor. Vesile olanlara çokça teşekkür etmeyi akıl etse de asıl nimet sahibi olan Allah'a (cc), şükür vazifesini unutuyor.

    İşte Ramazanı Şerifteki oruç, herkese hatta pek çok zengin kimselere de bir kuru ekmeğin kıymetini takdir ettirir. İnsan ihtiyaçlarını hatta bir kuru ekmeği ve bir yudum suyu bile kendi yaratamayacağını oruç tutmakla anlar. İnsan açlık ve susuzlukla Allah’a (cc) ne kadar muhtaç olduğunu anlar ve şükre yönelir. Şükretmek, imanın yarısı sayılmıştır.

    Oruç “toplumun huzuruna sebeptir”
    Yardımlaşma toplum hayatı için bir esastır. Fakat yardıma muhtaç olanların halini zengin ve ihtiyaçsız kimseler gerçek anlamda hissedemezler. “Tok, açın halinden anlamaz” sözü de bu yüzden meşhur olmuştur.

    İşte Ramazanı Şerifteki oruç, en zengin kimselere bile açlığın ne olduğunu hissettirir ve zenginleri muhtaç kimselere şefkat ettirir ve yardımına koşturur.

    Oruç “nefse kulluğu hatırlatır”
    İnsan nefsi, emir altına girmekten hoşlanmaz ve hep serbest hareket etmek ister. Allah’ın(cc) nimetlerini kendi malı gibi görüp helal haram demeden keyfince kullanmak istemektedir.
    İşte Ramazanı Şerifteki oruç, her bir nefse “Hür değil, kulsun!” der. Çünkü oruçla insan, yoktan yaratısı olan Yüce Rabbinin (cc)emri ve izni olmazsa bir bardak suya dahi elini uzatamaz.

    Aklen, kalben ve vicdanen kulluğunu idrak etmiş mü’minler her sene Ramazanı Şerifte oruç tutarak Allah'a(cc) itaat etmekten hoşlanmayan nefislerine bir ay boyunca sıkı bir terbiye uygulamaktadırlar.

    Oruç "bedenin çürümeye mahkum olduğunu hatırlatır"
    İnsan, bedeninin hep dinç ve güzel olmasını ister. Ölümün bir gün kendisine gelip güzel bedeninin çürüyeceğini asla kabullenmek istemez. Hatta etten kemikten ibaret olan bedenini çelikten sanıyor olmalı ki; ibadetlerini unutup hiç ölmeyecekmiş gibi dünya lezzetlerine dalmaktadır.

    İşte oruç insana, bir iki öğün yemekten mahrum kaldığında takatsiz kalan bedeninin bir gün mutlaka toprağa girip dağılacağını hatırlatır. Açlığa dayanamayıp halsizleşen bedeni, öldüğünde de elbette toprağa mukavemet edemeyecek ve çürüyecektir. Öyleyse fani bedenlerin güzelliği değil ahlak ve ibadetle ruhları güzelleştirmek önemlidir.

    Oruç “Kurân'a yöneltir”
    Ramazan ayı insanlar için çok önemli bir aydır. Çünkü Allah’ın (cc) insanı kendisine muhatap seçmesi ve bir nevi konuşması olan Kur'ân, bu ayda indirilmiştir.

    Yüce Allah’ın (cc) kullarına hitap ettiği Ramazan ayını mü’minler oruçlu geçirirler. Çünkü oruç insana yeme içmeyi terk ettirmekle beraber bir kısım lüzumsuz şeylerden de uzaklaştırır. Yani mü’minler bu ayda yemeyi, içmeyi bırakarak adeta meleklere benzer bir hal alırlar. Ve bu manevî halle Rablerinin (cc) kelamı olan Kurânı Kerimi adeta yeni nazil oluyor gibi hürmetle okur ve dinlerler.

    Ramazan ayında yeryüzü adeta büyük bir mescid hükmüne geçer. Tüm müminler ilahî kelam olan Kur'ânı Azimüşşanı bu mescitte meleklere benzer bir halde dinler ya da dinlettirirler.

    Oruç “ahiretede çok kârlı bir yatırımdır”
    Allah (cc) Ramazan ayını kullarına ilahî bir bayram ve uhrevî kârı yüksek bir çarşı yapmıştır. Bu mübarek ayda bire bin sevap yazılır ve mü’minlere Kadir gecesi ile seksen senelik bir ömrü kazandırır.(Alinti)



    Yazar :Sevdali1
    Mesaj: 1000+



    Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group