2026 Ramazan Takvimi
El-Hayy"Ramazan ayi ki insanlari irsad için hak ile batili ayirt eden, hidayet ve
deliller halinde bulunan Kur'an onda indirildi.Onun için sizden her kim bu aya
erisirse oruç tutsun (Bakara, 185)
“Recep; Allah’in, Saban; Benim, Ramazan; Ümmetimin ayidir!” Hadis-i Serif
Ramazan Müjdesi
Ramazan'in ilk günü ile birlikte nur ve feyiz dolu bir mevsimi yasamaya
baslariz. Kâinat senlenir, dünya Cennetten süzülen nurânî bir hava ile dolup
tasar.. Ulvi âlemlerin masum ve mübarek sakinleri öbek öbek mü'minlerin
çevresini sarar. Rahmet ülkesinden müjdeler, kâinatin Rabbinden selâmlar ve
magfiret ümitleri getirir, Ramazan ayi...
Mukaddes kelâmin nazil olusunun yildönümünü mü'minlerle birlikte cinler,
melekler; agaci, çiçegi, böcegi, kurdu, kusu, denizi ve deryasiyla yasli
dünyamiz da kutlar. Görünen ve görünmeyen âlemlerde tam manâsiyla bir bayram
havasi yasanir.
Bu ayin Cenâb-i Hak katinda müstesna bir yeri vardir. Yüce Rabbimiz kendisine
muhatap olarak seçtigi kullarina sonsuz rahmetinin en genis tecellilerini bu aya
tahsis eder. Basta Kur'ân-i Kerim olmak üzere! Tevrat, Zebur ve Incil gibi diger
semavî kitaplarin da bu ayda indirilmis olmasi, bu günlerin kiymet ve
kudsiyetini artiran diger bir husustur.
Mü'minlere Ilâhî bir ihsan olarak bu günleri birer güzel firsat bilerek
degerlendirme, Rablerine olan kulluk derecelerini gösterme, Ona muhatap olabilme
gayreti içine girerek tam bir ihlâs ve suurla ibadet ve taate kosarlar.
Bu gayretin neticesi elbette karsiliksiz kalmayacaktir. Oruç tutup, Ramazan
ayini bir kulluk suuru içinde geçirenler tatli bir âni yasadiklari, huzura
erdikleri gibi pekçok nimete de mazhar olurlar.
Ubâde bin Samit anlatiyor:
Ramazan ayinin basladigi bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam söyle
buyurdu:
"Iste bereket ayi olan Ramazan geldi. Artik Allah'in rahmeti sizi kusatir. O ay,
yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah
sizin iyilik ve ibadette yarismaniza bakar da, bununla meleklerine karsi iftihar
eder. Öyle ise kullugunuzla kendinizi Allah'a sevdirin. Asil bedbaht olan da, bu
ayda Allah'in rahmetinden nasibini alamayandir."(1)
Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Her mü'min namazi, orucu, iyilikleri
hizmetleri ve duâsiyla bu rahmet ve bereketten nasibini almaya çalisir. Bilerek
veya bilmeyerek yapmis oldugu günahlari için Allah'tan af diler. Rabbine niyazda
bulunur.
Cenâb-i Hak da kulunun bu samimi dua ve niyazini karsiliksiz birakmaz,
günahlarini affeder, rahmetine garkeder.
Ramazan ayinin kudsiyet ve bereketini bildiren su hadis-i serifi birlikte
okuyalim. Peygamber Efendimiz genis anlamda bu hususu dikkatimize vermektedir.
Selmân-i Fârisî (r.a.) anlatiyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam Saban ayinin son günlerinde bize
irad ettigi bir hutbede söyle buyurdu:
"Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklasti, gölgesi basinizin üstüne düstü.
Bu öyle bir aydir ki, içinde bin aydan daha hayirli olan Kadir Gecesi vardir.
Allah o mübarek ayin gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazi mesru
kildi. Bu ayda küçük büyük bir hayir yapan insan, baska aylarda bir farz eda
etmis gibi sevap alir.
Bu ayda bir farzi yapmak, baska aylarda yetmis farz yerine geçer.
Bu ay Allah için açlik ve susuzlugun, taat ve ibadetin mesakkatlerine sabir ve
tahammül ayidir. Sabrin karsiligi da Cennettir.
Bu ay yardimlasma ayidir.
Bu ay mü'minlerin rizkini arttiracak aydir.
Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir sey verirse, yaptigi bu is
günahlarinin bagislanmasina ve Cehennemden kurtulmasina sebep olur. Oruçlunun
sevabindan da hiçbir sey eksilmeden onun kadar sevaba kavusur."
Ashâb-i Kiramdan bazilari, "Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir sey
bulup verecek durumda degiliz" dediler.
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Allah bu sevabi
bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar
ettirene de verir" buyurdular ve hutbelerine söyle devam ettiler:
"Bu ayin basi rahmet, ortasi magfiret, sonu da Cehennemden kurtulustur.
Bu ayda kim kölesinin (isçi ve hizmetçisinin) isini hafifletirse, Allah da onu
affeder ve Cehennemden uzak tutar.
Bunun için bu ayda su söyleyecegim dört hasleti fazlasiyla bulundurmaya
çalisiniz. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razi edersiniz, diger ikisinden
ise hiçbir zaman ayri kalamazsiniz.
Rabbinizin rizasina sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i sehadete devam
etmeniz, digeri de Allah'tan magfiret dilemenizdir.
Vazgeçemeyeceginiz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, digeri de
Cehennemden Allah'a siginmaktir.
Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahserdeki havuzumdan
öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk
çekmeyecektir.(2)
Kaynaklar:
(1) et-Tergib ve't-Terhîb, 2:99.
(2) A.g.e, 2:94.
Ramazan Müjdesi
Ramazan'in ilk günü ile birlikte nur ve feyiz dolu bir mevsimi yasamaya
baslariz. Kâinat senlenir, dünya Cennetten süzülen nurânî bir hava ile dolup
tasar.. Ulvi âlemlerin masum ve mübarek sakinleri öbek öbek mü'minlerin
çevresini sarar. Rahmet ülkesinden müjdeler, kâinatin Rabbinden selâmlar ve
magfiret ümitleri getirir, Ramazan ayi...
Mukaddes kelâmin nazil olusunun yildönümünü mü'minlerle birlikte cinler,
melekler; agaci, çiçegi, böcegi, kurdu, kusu, denizi ve deryasiyla yasli
dünyamiz da kutlar. Görünen ve görünmeyen âlemlerde tam manâsiyla bir bayram
havasi yasanir.
Bu ayin Cenâb-i Hak katinda müstesna bir yeri vardir. Yüce Rabbimiz kendisine
muhatap olarak seçtigi kullarina sonsuz rahmetinin en genis tecellilerini bu aya
tahsis eder. Basta Kur'ân-i Kerim olmak üzere! Tevrat, Zebur ve Incil gibi diger
semavî kitaplarin da bu ayda indirilmis olmasi, bu günlerin kiymet ve
kudsiyetini artiran diger bir husustur.
Mü'minlere Ilâhî bir ihsan olarak bu günleri birer güzel firsat bilerek
degerlendirme, Rablerine olan kulluk derecelerini gösterme, Ona muhatap olabilme
gayreti içine girerek tam bir ihlâs ve suurla ibadet ve taate kosarlar.
Bu gayretin neticesi elbette karsiliksiz kalmayacaktir. Oruç tutup, Ramazan
ayini bir kulluk suuru içinde geçirenler tatli bir âni yasadiklari, huzura
erdikleri gibi pekçok nimete de mazhar olurlar.
Ubâde bin Samit anlatiyor:
Ramazan ayinin basladigi bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam söyle
buyurdu:
"Iste bereket ayi olan Ramazan geldi. Artik Allah'in rahmeti sizi kusatir. O ay,
yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah
sizin iyilik ve ibadette yarismaniza bakar da, bununla meleklerine karsi iftihar
eder. Öyle ise kullugunuzla kendinizi Allah'a sevdirin. Asil bedbaht olan da, bu
ayda Allah'in rahmetinden nasibini alamayandir."(1)
Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Her mü'min namazi, orucu, iyilikleri
hizmetleri ve duâsiyla bu rahmet ve bereketten nasibini almaya çalisir. Bilerek
veya bilmeyerek yapmis oldugu günahlari için Allah'tan af diler. Rabbine niyazda
bulunur.
Cenâb-i Hak da kulunun bu samimi dua ve niyazini karsiliksiz birakmaz,
günahlarini affeder, rahmetine garkeder.
Ramazan ayinin kudsiyet ve bereketini bildiren su hadis-i serifi birlikte
okuyalim. Peygamber Efendimiz genis anlamda bu hususu dikkatimize vermektedir.
Selmân-i Fârisî (r.a.) anlatiyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam Saban ayinin son günlerinde bize
irad ettigi bir hutbede söyle buyurdu:
"Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklasti, gölgesi basinizin üstüne düstü.
Bu öyle bir aydir ki, içinde bin aydan daha hayirli olan Kadir Gecesi vardir.
Allah o mübarek ayin gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazi mesru
kildi. Bu ayda küçük büyük bir hayir yapan insan, baska aylarda bir farz eda
etmis gibi sevap alir.
Bu ayda bir farzi yapmak, baska aylarda yetmis farz yerine geçer.
Bu ay Allah için açlik ve susuzlugun, taat ve ibadetin mesakkatlerine sabir ve
tahammül ayidir. Sabrin karsiligi da Cennettir.
Bu ay yardimlasma ayidir.
Bu ay mü'minlerin rizkini arttiracak aydir.
Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir sey verirse, yaptigi bu is
günahlarinin bagislanmasina ve Cehennemden kurtulmasina sebep olur. Oruçlunun
sevabindan da hiçbir sey eksilmeden onun kadar sevaba kavusur."
Ashâb-i Kiramdan bazilari, "Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir sey
bulup verecek durumda degiliz" dediler.
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Allah bu sevabi
bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar
ettirene de verir" buyurdular ve hutbelerine söyle devam ettiler:
"Bu ayin basi rahmet, ortasi magfiret, sonu da Cehennemden kurtulustur.
Bu ayda kim kölesinin (isçi ve hizmetçisinin) isini hafifletirse, Allah da onu
affeder ve Cehennemden uzak tutar.
Bunun için bu ayda su söyleyecegim dört hasleti fazlasiyla bulundurmaya
çalisiniz. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razi edersiniz, diger ikisinden
ise hiçbir zaman ayri kalamazsiniz.
Rabbinizin rizasina sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i sehadete devam
etmeniz, digeri de Allah'tan magfiret dilemenizdir.
Vazgeçemeyeceginiz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, digeri de
Cehennemden Allah'a siginmaktir.
Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahserdeki havuzumdan
öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk
çekmeyecektir.(2)
Kaynaklar:
(1) et-Tergib ve't-Terhîb, 2:99.
(2) A.g.e, 2:94.
Mübarek Gün ve Geceler
1414 Okuma