• Ana Sayfa » Forumlar » Hz. Peygamberin Savaşları » Uhud Savaşı Hz. Hamza`nın Şehadeti
  • 15 Şubat 2012 | 16:37:56

    Hz. Hamzâ`nın Şehâdeti
    Müslümanların tepelere doğru dağıldıkları karışık hengâmede idi.
    Hz. Hamza, var gücüyle müşriklere karşı direniyor ve "Allah`ım! Müslümanların şu hallerinden dolayı sana sığınır, senden af dilerim" diye duâ ediyordu. Müşrikler, onun yanına pek yaklaşamıyorlardı. Onu uzaktan vurup düşürmenin çâresini arıyorlardı.
    Mekke`de, Vahşi adında bir köle vardı. Habeş usûlüne göre kargı atmakta oldukça maharetli ve becerikli idi. Tesbit ettiği hedefe isabet edemediği pek az olurdu.
    Kureyş ordusu Mekke`den ayrılmadan önce idi. Efendisi Cübeyr bin Mut`im kölesi Vahşi`yi yanına çağırmış ve "Orduya katıl. Eğer Muhammed`in amcası Hamza`yı amcam Tuayma bin Adiy yerine öldürürsen hür ve âzadsın" demişti. 596
    Bedir`de babası öldürülen Ebû Süfyan`ın karısı Hind de bunun için Vahşi`ye bir çok mükâfatlar vaad etmişti.
    Bu sebeple Vahşî, harp boyunca Hz. Hamza`yı gözetip duruyordu. Hz. Hamza`nın müşrikleri kasıp kavurduğu, kılıcıyla biçtiği bir sıradaydı. Vahşî, fırsat kollamak için bir kayanın arkasına gizlenmiş bekliyordu.
    Düşmanın üzerine dolu dizgin yürüyen Hz. Hamza`nın bir ara ayakları kaydı ve arka üstü yere yıkıldı. Keskin bir nişancı olan Vahşî, mızrağını fırlattığı gibi bu kahraman Sahabînin böğrüne sapladı ve onu şehid etti. Vahşî bununla da yetinmedi. Ebû Süfyan`ın karısı Hind`in gönlünü yapmak için göğsünü yarıp, ciğerini de alıp ona götürdü. Üzerindeki kıymetli eşyaları başardığı bu büyük işten dolayı Vahşî`ye çıkarıp veren Hind, intikam hırsıyla bu aziz şehidin ciğerini çiğnedi.597 Bununla da intikam hırsı dinmeyince, bizzat Hz. Hamza`nın başucuna vardı; burnunun, kulağını kendine bilezik, pazband ve halhal yapmak niyetiyle kesti.598
    Mücahidlerin birçoğu oraya buraya dağılmıştı. Herşeye rağmen Resûlullahın yanından ayrılmayan mücahidler de vardı. Bunlardan biri de İslâm ordusunun sancaktan Hz. Mus`ab bin Umeyr idi.
    İbni Kamia denilen kâfir, bir ara atlı olduğu halde Resûl-i Ekrem Efendimize yaklaştı:
    "Gösteriniz bana Muhammed`i! O, kurtulursa, ben kurtulmayayım" diyerek haykırıyordu.
    Hz. Mus`ab, mücahidlerden birkaç kişi ve Nesîbe Hatun ile İbni Kamia`ya karşı çıktı. Bu kâfir, Hz. Resûlullahı korumaya çalışan Hz. Nesîbe`nin omuzuna bir kılıç darbesi indirdi. Nesîbe Hatun da, cesurca ona bir çok darbeler indirdi. Fakat, bu müşrikin üzerinde iki kat zırh bulunduğundan darbeler pek tesir etmedi.
    İbni Kamia, önüne çıkan Hz. Mus`ab`ın sağ elini bir kılıç darbesiyle kesti. Hz. Mus`ab İslâmın izzet ve şerefini sembolize eden sancağı sol eline aldı. İbni Kamia bir kılıç darbesiyle sol elini de kesti. Bu sefer Hz. Mus`ab sancağı kollarıyla tutup göğsüne bastırdı. O anda tek gayesi, bu zındığın Resûlullaha ulaşmasına mâni olmak ve İslâm sancağını yere düşmekten korumaktı. İbni Kamia bu sefer mızrağıyla vücûdunu deldi. Hz. Mus`ab, artık dayanamayıp yere yıkıldı. Böylece o da şehâdet şerbetini içenler arasına katıldı. Sancak da yere düştü.599
    Hz. Mus`ab, şehid düşünce, Peygamber Efendimiz sancağı Hz. Ali`ye verdi. Hz. Ali, çarpışmaya gidince de, sancağı sonuna kadar Ebürrum taşıdı.
    Yazar;Salih Suruç



    Yazar :gonlumungulu
    Mesaj: 1000+



    Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group