İsimler Ansiklopedisi & İsimlerin Mânâları BİR HARF SEÇİN AŞAĞI DOĞRU OKUYUN

A B C Ç D

 

E G F H I

 

İ J K L M

 

N O Ö P R

 

S Ş T Ü

 

V Y Z    

 







Yeni Sayfa 1




: (Ar.) Er. 1. Allahla
ilgili. 2. Kendini bütün varlığıyla Allah´a teslim eden. Putçu inanıştan uzak,
şalin amel işleyen, Allah´tan geleni kabul edip, O´nun dinine muhalif olana
karşı çıkan.



RABIT : (Ar.) Er. - Rabteden, bağlayan, birleştiren. Nefsini dünyadan menedip
ahirete bağlamış olan.



RABITA : (Ar.) Ka. 1. İki şeyi birbirine bağlayan şey, bağ. 2. Münasebet, ilgi.
3. Bağlılık, mensub olma. 4. Sıra, tertip, usul, düzen.



RABİ : (Ar.) Er. - Dördüncü.



RABİA : (Ar.) Ka. 1. Dördüncü. Saatteki salisenin 2. Tanzimattan sonra
memurlukta kolağası derecesinde bir rütbe. 3. Ünlü kadın mutasavvuf.



RABİH : (Ar.) Er. - Yararlı, kazançlı, karlı.



RÂCİ : (Ar.) 1. Rica eden, yalvaran, dileyen. 2. Dönen, geri gelen. 3. Nis-bet
ve ilgisi bulunan, dokunan.



RACİFE : (Ar.) Ka. - Sur´un kıyamette bütün canlıları öldürecek olan ilk
üflenişi.



RACİH : (Ar.) Er. - Değerli, üstün. Fıkıhta: Delil ve Burhanların tercihinde
delili öncelik kazanan taraf.



RACİYE : (Ar.) Ka. 1. Rica eden, yalvaran. 2. Umutlu.



RAĞBET : (Ar.) Ka. - İstek, arzu. İstekle karşılama.



RAĞIB : (Ar.) Er. - Arzulu, isteyen, rağbet eden.



RADİ : (Ar.) Er. - Boyun eğen, kabul eden, rıza gösteren.



RADİFE : (Ar.) Ka. - Kıyamette üfürülecek surun ikincisi



RADİYE : (Ar.) Ka. - Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen.



RAFEDDİN : (Ar.) Er. - İslam dininin vermiş olduğu acıma, esirgeme duygusu. -
Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.



RAFET : (Ar.) Er. - Acıma, merhamet etme, esirgeme anlamında. Kur´an-ı Kerim´de
Nur suresi 2. ayet. Hadid suresi 27. ayette geçmekledir.



RAFIZ : (Ar.) Er. - Bırakan, salıveren.



RÂFİ : (Ar.) Er. - Kaldıran, yücelten, yükselten. Allah´ın isimlerinden. Rafi´
b. Hadic, sahabeden.



RAFİA : (Ar.) Ka. - Her çeşit ayaklık ve destek.



RAFİH : (Ar.) Er. - Rahat ve huzurlu yaşayan.



RAHATEFZA : (a.f.i.) - Rahat artıran. Türk müziğinin bileşik makamlarından. -
Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.



RAHDAN : (Fars.) Er. - Yol bilen.



RAHE : (Ar.) Ka. - Avuç içi, el ayası.



RAHMAN : (Ar.) Er. - Bütün canlılara merhamet eden, koruyan. Kur´an-ı Kerim´de
55´ten fazla yerde zikredilmiştir. Yine Kur´an-ı Kerim´in 55. suresinin adıdır.
- Allah´ın isimlerinden "abd" takısı alarak isim olarak kullanılır, (bkz.
Abdürrahman).



RAHMANİ : (Ar.) Er. - Allah´tan gelen, kutsal, Allah´a özgü.



RAHMET : (Ar.). - Acıma, esirgeme, koruma, yarlığama. - Erkek ve kadın adı
olarak kullanılır.



RAHMETULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın esirgemesi, koruması.



RAHMETİ : (Ar.) Er. - Rahmetle ilgili.



RAHMİ : (Ar.) Er. - Acımayla ilgili.



RAHMİYE : (Ar.) Ka. - (bkz. Rahmi).



RAHİ : (Ar.) Er. - Rahat, huzurlu, dingin.



RAHİLE : (Ar.) Ka. - Rahat, sakin.



RAHİM : (Ar.) Er. - Esirgeyen, acıyan, koruyan, merhametli. Kur´an´da 220 yerde
zikredilmiştir. Allah´ın isimlerinden.



RAHİME : (Ar.) Ka. - Hafif sesli, latif konuşan kadın demektir, (bkz. Rahim).



RAHİYE : (Ar.) Ka. - Bal arısı.



RAHŞAN : (Fars.) Ka. - Parıltılı. Işıltı.



RAHŞENDE : (Fars.) Ka. - Parıldayan, parıldayıcı.



RAKÎB : (Ar.) Er. - Herhangi bir alanda üstünlük sağlamaya çalışan taraflardan
herbiri. Koruyucu. "Görüp gözeten" Allah´ın isimlerinden.



RAKIM : (Ar.) Er. - Yazan, çizen. -Yükselti.



RAKİ : (Ar.) Er. - Namazda eğilen, rüku´ eden. Kur´an-ı Kerim´de 4 yerde bu
anlamda zikredilmiştir.



RAKİD : (Ar.) Er. - Hareketsiz, durgun, yavaş.



RAKİDE : (Ar.) Ka. - Durgun, sessiz, hareketsiz.



RAKİK : (Ar.) Er. 1. İnce. Yufka yürekli. 2. Köle veya cariye.



RAKİKA : (Ar.) Ka. - (bkz. Rakik).



RAM : (Fars.) Er. - İtaat eden, boyun eğen, kendisini başkasının emrine bırakan.
-İki isimlerde kullanılır. Ramcan, Ramcanan gibi.



RAMAZAN : (Ar.) Er. - Hicri (kameri) ayların dokuzuncusu, oruç ayı. Kur´an´da
Bakara suresi 185. ayette ismi geçen ay ismi.



RAMİ : (Ar.) Er. - Atan, atıcı.



RAMİZ : (Ar.) Er. 1. Akıllı, zeki. 2. İşaretlerle simgelerle gösteren.



RAMİZE : (Ar.) Ka. - (bkz. Ramiz).



RÂNÂ : (Ar.) Ka. 1. Güzel, hoş latif, parlak. Çok iyi, çok ala. 2. Arapça´da
"er´an" kelimesinin mücnnesi olup "ahmak, sünepe kadın" demektir. Erkek adı
olarak da kullanılır.



RASÂFET : (Ar.) Ka. - Sağlamlık, dayanıklılık.



RASÂNET : (Ar.) Ka. - Sağlamlık, dayanıklılık, melanet.



RAST : (Fars.) 1. Sağ. 2. Haklı, doğru. Uygunluk. 3. Türk müziğinin en eski
makamlarından. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.



RASTAN : (Fars.) Er. - Doğru olanlar, haklı olanlar, haklılar.



RASTBİN : (Fars.) - Herşeyin doğrusunu gören. - Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.



RASTKÂR : (Fars.) Er. - Doğru adam.



RASTİ : (Fars.) Er. - Doğruluk, gerçeklik, istikamet.



RASİ : (Ar.) Er. - Kımıldamayan, oynamayan, sabit. Lenger atmış olan, demir
üzerinde bulunan gemi.



RASİA : (Ar.) Ka. - Kabara. Kabara gibi yer yer konulan süs.



RASİF : (Ar.) Er. 1. Sağlam dayanıklı. 2. Denizin yüzüne çıkmış kayalar. 3. Taş,
temel, rıhtım.



RASİFE : (Ar.) Ka. - Rıhtım, su içine yapılan set.



RASİH : (Ar.) Er. 1. Sağlam, temeli güçlü, dayanıklı. 2. Bir bilimde, özellikle
din alanında çok derinleşmiş olan (kimse). Kur´an´da Rasihûn olarak geçer.



RÂSİM : (Ar.) Er. - Resim yapan.



RÂSİME : (Ar.) Ka. 1. Âdet, töre. Merasim, tören. 2. Formalite.



RASİN : (Ar.) Er. - Sağlam, dayanıklı, güçlü.



RASİYE : (Ar.) Ka. - Büyük dağ.



RATİB : (Ar.) Er. 1. Sıralayan, düzenleyen (kimse). 2. Sabit, sağlam, yerleşmiş.
- Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.



RATİBE : (Ar.) Ka. - (bkz. Ratib).



RAUF : (Ar.) Er. - Esirgeyen acıyan, çok merhametli. - Allah´ın isimlerinden.
"Abd" takısı alarak kullanılır. -(bkz. Abdürrauf). Kur´an-ı Kerim´de 10´dan
fazla yerde geçmektedir.



RAVEND : (Fars.) Er. - Kökleri ve sapları ilaç olarak kullanılan
karabuğdaygillerden bir bitki.



RAVZA : (Ar.) Ka. - Çimeni, ağacı bol olan yer, bahçe. Ravza-i Mutahhara



RAİD : (Ar.) Er. - Gürleyen, gürüldeyen.



RAİDE : (Ar.) Ka. - Gürleyen bulut.



RAYET : (Ar.) - Bayrak. Sancak. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.



RAİF : (Ar.) Er. - Acıması olan, merhametli.



RAİFE : (Ar.) Ka. - (bkz. Raif).



RAİK : (Ar.) Er. - Sade, saf, halis.



RAİKA : (Ar.) Ka. - Sade, saf, katışıksız.



RAYİHA : (Ar.) Ka. - Güzel koku.



RAYİHAN : (a.f.i.) Er. - Han bayrağı, han sancağı.



RÂZÎ : (Ar.) Er. - Boyun eğen, kabul eden, rıza gösteren. İslam dünyasında
meşhur bir isimdir.



RAZİYE : (Ar.) Ka. - Kabul eden, rıza gösteren, boyun eğen.



RAŞAN : (Ar.) Ka. - Titreme, titreyiş.



RAŞİD : (Ar.) Er. 1. Olgun, ergin, akıllı. 2. Doğru yolda olan. 3. Hak din olan
İslam´ı kabul eden. Kur´an´da Hucurat suresi ayet 7´de geçmektedir. Ayrıca 4
halife için Raşid halifeler denmiştir.



RAŞİDE : (Ar.) Ka. - (bkz. Raşid).



REBAB : (Fars.) Ka. 1. Bir çeşit kemençe. 2. Arapça´da dostlar anlamına gelir.
Hz. Hüseyin´in hanımının ismidir



REBİ : (Ar.) Er. - Bahar, ilkyaz.



REBİA : (Ar.) Ka. - (bkz. Rebi).



REBİYE : (Ar.) Ka. 1. Kış sonlarında yapılan ekim. 2. Eskiden ozanların bahara
girerken büyüklere sundukları kaside.



RECA : (Ar.) Er. - Umut, umma. İstek, dilek.



RECAİ : (Ar.) Er. - İsteyen, rica eden, yalvaran. Allah´a yalvaran. As-hab´ın
kullandığı isimlerdendir.



RECEP : (Ar.) Er. 1. Hicri kameri ayların yedincisi, üç ayların ilki. 2.
Gösterişli, haybetli.



REFAH : (Ar.) Ka. - Bolluk, rahatlık, sıkıntı içinde olmamak.



REFAHET : (Ar.) Ka. - Bolluk, gürlük.



REFAKAT : (Ar.) Ka. - Refildik arkadaşlık, yoldaşlık.



REFET : (Ar.) Er. - Acıma, merhamet etme, esirgeme. Kur´an-ı Kerim´de Nur suresi
ayet 2 ve ve Hadid suresi 27. ayette geçmektedir.



REFHAN : (Ar.) Ka. - Varlık içinde yaşayan.



REFREF : (Ar.) 1. İnce, yumuşak kumaş. 2. Kenar saçağı. 3. Döşek, döşeme,
minder, yastık. 4. Kuşu çok olan çimenlik. 5. Dallan salkım salkım olan ağaç. -
Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.



REFTAR : (Fars.) Ka. - Salınarak, edalı yürüyüş.



REFİ : (Ar.) Er. - Yüksek, yüce, saygın.



REFİA : (Ar.) Ka. - (bkz. Refı).



REFİG : (Ar.) Er. - Bolluk ve rahat içinde geçinen.



REFİK : (Ar.) Er. 1. Arkadaş, yol arkadaşı, yoldaş. Muavin, yardımcı. 2. Koca.
3. Ortak. 4. Mesleğe yeni giren kimsenin rehber olarak tanıdığı kişi. Kur´an´da
geçen bir isimdir.



REFİKA : (Ar.) Ka. - Eş, kan, zevce.



REGAİP : (Ar.) 1. Çok istek gören, beğenilen. 2. Armağanlar. - Erkek ve kadın
adı olarak kullanılır.



REHA : (Fars.) Er. 1. Kurtulma, kurtuluş. 2. (Ar.) Bolluk, genişlik, varlık.



REHAMET : (Ar.) Ka. - Sesin ince, yavaş ve tatlı olması.



REHASET : (Ar.) Ka. 1. Tazelik, yumuşaklık. 2. Ucuzluk.



REHAVİ : (Fars.) Er. - Türk müziğinin en eski birleşik makamı.



REHAYİ : (Fars.) - Kurtulma, necat. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.



REHBER : (Fars.) Er. - Yol gösteren, kılavuz.



REKÂNET : (Ar.) Ka. - Ağırbaşlılık, gururluluk.



REKİN : (Ar.) Er. - Gururlu, ağırbaşlı. Yüce, yüksek.



REKİZ : (Ar.) Er. 1. Gizli, gömülü define. 2. Sağlam, adamakıllı.



REMİDE : (Fars.) Ka. - Ürkmüş, korkmuş.



REMİZ : (Ar.) Er. l. İşaret, meramını isteğini işaretle ifade etme. 2. Alamet,
amblem.



REMZİ : (Ar.) Er. - Remizle ilgili, remze ait, sembolik, simgesel.



REMZİYE : (Ar.) Ka. - (bkz. Remzi).



RENÂN : (Ar.) Er. - İnleyen, çınlayan.



RENGİDİL : (Fars.) Ka. - Türk müziğinde bir makam.



RENGİN : (Fars.) Ka. 1. Renkli, parlak renkli. 2. Güzel, hoş. Süslü.



RENGİNAR : (Tür.) Ka. - Nar renginde olan.



RESÂ : (Fars.) Ka. - Yetişen, yetiştiren, erişen.



RESAN : (Fars.) - Erişenler, yetişenler, ulaşanlar. - Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.



RESANE : (Fars.) Ka. - Özlem, hasret.



RESANET : (Ar.) Ka. - Sağlamlık, metanet.



RESAİ : (Ar.) Er. - Süsler, süs.



RESMİ : (Ar.) Er. 1. Devletle ilgili olan. 2. Törenle yapılan. 3. Çok ciddi.



RESMİGÜL : (Fars.) Ka. - Gül gibi güzel, gül biçiminde.



RESUL : (Ar.) Er. - Bir kimsenin sözünü başka bir kimseye tebliğ eden kişi.
Elçi, Allah elçisi peygamber. Yeni bir kitap ve şeriatle gönderilen peygamber.



RESULHAN : (a.f.i.) Er. - Hükümdarların elçisi.



REVA : (Fars.) Er. - Yakışır, uygun, yerinde.



REVAH : (Ar.) Er. 1. Bir şeyi elde etmeden doğan neşe. 2. Güneş battıktan sonra
gece oluncaya kadar geçen zaman.



REVAHA : (Ar.) Er. - (bkz. Revah). Ünlü sahabi Abdullah b, Revaha´nın babası.



REVAHİ : (Ar.) Er. - Bal arıları.



REVAN : (Fars.) 1. Akan, su gibi akıp giden. 2. Ruh, can. - Erkek ve kadın adı
olarak kullanılır.



REVAİD : (Ar.) Er. - Gürleyen bulutlar.



REVHA : (Ar.) Er. - Rahatlık. Gönül rahatlığı.



REVNAK : (Ar.) Ka. - Parlaklık, güzellik, tazelik, süs.



REVİŞ : (Fars.) Er. - Biçim, tarz, üslup. Tutum, davranış, yol.



REVZEN : (a.f.i.) Ka. - Pencere.



REYAN : (Ar.). - Herşeyin evveli, ilk zamanı, tazelik zamanı. - Erkek ve kadın
adı olarak kullanılır.



REYHAN : (Ar.) Ka. 1. Fesleğen, güzel kokulu bir süs bitkisi. 2. Rızık,
geçimlik, rahmet anlamına da gelir.



REİS : (Ar.) Er. - Başkan, baş.



REYYA : (Ar.) Ka. - Güzel koku, reyhan.



REYYAN : (Ar.) - Suya kanmış, suya doymuş. - Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.



REZAN : (Ar.) Er. - Ağırbaşlı, gururlu.



REZZAK : (Ar.) Er. - Bütün canlıların rızkını veren , onları nimetlendiren
anlamında. Allah´ın isimlerinden. "Abd" takısı alarak kullanılır, (bkz.
Abdürrezzak).



REZZAN : (Ar.) Ka. - Ağırbaşlı, ağır, onurlu.



REŞAD : (Ar.) Er. 1. Doğru yolda, hak yolda yürüme. 2. Sultan Reşad



REŞAT : (Fars.) Er. - Layık, değer, yakışır.



REŞİD : (Ar.) Er. 1. Cenab-ı Hakk´ın isimlerinden. 2. İyi ve doğruyu seçebilen,
malını idare gücü olan, rüşd yaşına ulaşmış akil ve baliğ (kişi) ergin, erişkin.
3. Akıllı hareket eden doğru yolda giden. - Abdürreşid olarak kullanılır.



REŞİDE : (Fars.) Ka. - Yetişmiş, olgunlaşmış, ermiş.



REŞİDE : (Ar.) Ka. - (bkz. Reşid).



REŞİDUDDİN : (Ar.) Er. - Dinin akıllı kişisi, dini olgunluğa ulaşmış kişi.



REŞİK : (Ar.) Er. - Uzun boylu, yakışıklı.



RIDVAN : (Ar.) Er. 1. Rıza, razılık, razı olma. 2. Cennet kapısında bekleyen
melek. Kur´an´da 10´dan fazla yerde geçmektedir.



RIFAT : (Ar.) Er. - Yükseklik, yücelik, itibar, yüksek mertebe.



RIFKI : (Ar.) Er. - Yumuşaklık, mülayimlik, yumuşak başlılık, naziklik,
tatlılık.



RIZA : (Ar.) Er. - Razılık, razı olma, hoşnutluk, memnuniyet, muvafakat, kabul.
Bir şeyin olmasına muvafakat etme. Kadere mukadderata boyun eğme.



RIZKULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın verdiği nimet. Nimetler veren Allah´ın kulu.



RUHAN : (Fars.) Ka. - Güzel kokan, güzel kokulu.



RUHANİ : (Fars.) Er. - Ruhla ilgili. Gözle görülmeyen.



RUHCAN : (Tür.) Er. - Ruh ve can isimlerinden bileşik isim.



RUHFEZA : (Tür.) Ka. - Yükselen ruh, yüksek ruh.



RUHNEVAZ : (Fars.) Ka. 1. Ruh okşayan. 2. Türk müziğinde bir makam.



RUHSADE : (Fars.) Ka. - Yanağını, yüzüne süren, yüzünü sürmüş.



RUHSAL : (Tür.) Ka. - Ruhla ilgili olan, ruhi.



RUHSAR : (Fars.) Ka. - Yanak. Yüz, çehre.



RUHSAT : (Ar.) - İzin, müsaade. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.



RUHUGÜL : (Ar.) Ka. - Güzel, temiz, latif kimse, gül ruhlu.



RUHUNUR : (Tür.) Ka. - (bkz. Ruhinur).



RUHİ : (Ar.) Er. - Ruhsal, ruhla ilgili.



RUHİDDİN : (Ar.) Er. - Dinin ruhu, özü.



RUHİNUR : (f.a.i.) Ka. - Nurlu, aydınlık yüzlü.



RUHİYE : ( Ar.) Ka. - (bkz. Ruhi).



RUHİŞEN : (a.f.i.) Ka. - Şen, neşeli, canlı kimse.



RUHŞAN : - (Ar.) Er. - Yüce, üstün, şanlı, ruh.



RUHŞEN : (a.f.i.) Ka. - (bkz. Ruhişen).



RUKİYE : (Ar.) Ka. - Peygamberimizin kızlarından birinin adıdır.



RUZAN : (Fars.) Ka. - Günler, gündüzler.



RUZİ : (Fars.) Er. 1. Gündüze ait, gündüzle ilgili. 2. Rızık, azık, kısmet,
nasip.



RUZİYE : (Fars.) Ka. - Gündüze ait, gündüzle ilgili.



RUŞEN : (Fars.) Er. - Aydın, parlak. Belli, aşikar.



RUŞENİ : (Fars.) Er. 1. Aydınlık, açıklık. Belli olma. 2. Bir tarikatın adı.
Halvetiyyenin Ruşeni kolunun kurucusu olan Aydınlı Ömer Dede´dir.



RİAYET : (Ar.) 1. Gütme, gözetme. 2. Sayma, saygı, itibar. 3. Ağırlama. -Erkek
ve kadın adı olarak kullanılır.



RİCAL : (Ar.) Er. 1. Erkekler. 2. Onur sahibi kimseler.



RÜÇHAN : (Ar.) Er. - Üstünlük, üstün olma.



RÜCUM : (Ar.) Er. - Akan yıldız.



RİKAB : (Ar.) Er. - Büyük, saygın bir kimsenin huzuru, önü. - Türk dil kuralına
göre "b/p" olarak kullanılır.



RİKKAT : (Ar.) Ka. - İncelik, naziklik. Sevecenlik, acıma duygusu.



RÜKNEDDİN : (Ar.) Er. - Dinin temel direği.



RÜKNİ : (Ar.) Er. l. Bir şeyin en sağlam yanı. 2. Saygın, güçlü, önemli kimse



RÜKUNET : (Ar.) Ka. - Ağırbaşlılık, gururluluk.



RİMAYET : (Ar.) Ka. - Atıcılık, ok, kurşun, gülle gibi şeyleri almada usta.



RİNDAN : (Fars.) Ka. - Dünya işini boş görenler, alçakgönüllüler, kalenderler.



RİSALE : (Ar.) Ka. 1. Mektup. 2. Kısa yazılmış, küçük kitap. 3. Dergi, mecmua.



RİSALEDDİN : (Ar.) Er. - Dinin elçisi, peygamberi. - Türk dil kuralına göre
"d/t" olarak kullanılır.



RİSALET : (Ar.) Er. - Elçilik. Peygamberlik.



RÜSTEM : (Fars.) Er. - Yiğit, kahraman. İran´ın ünlü pehlivanı ve savaşçısı.



RÜSTİ : (Fars.) Er. - Yiğitlik. Üstünlük. Kuvvet.



RÜSUHİ : (Ar.) Er. 1. Sağlam, güçlü. 2. Becerikli, yetenekli.



RİVA : (Ar.) - Suya kanmışlar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.



RÜVEYDA : (Ar.) Ka. - Hoş, ince, nazik, Rüveyde.



RÜVEYHA : (Ar.) Ka. - Zariflik, incelik.



RÜYA : (Ar.) Ka. 1. Uyku sırasında görülen şey, düş. 2. Hayal, umut.



RİYASET : (Ar.) - Reislik, başlık, baş olma, başkanlık. - Erkek ve kadın adı
olarak kullanılır.



RİYAZ : (Ar.) Er. - Bahçeler, ağaçlık çimenlik yerler, ravza.



RİYAZET : (Ar.) - Nefis kırma, dünya lezzetlerinden ve rahatından sakınma,
perhizle, kanaatle yaşama. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.



RÜYET : (Ar.) - Görme, seyretme, bakma, görüş. Basiret, isabetli düşünme
hassası. Kalp gözüyle manevi alemi görme, müşahade. - Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.



RÜZGÂR : (Fars.) Er. 1. Zaman, devir. 2. Dünya, alem. 3. Talih. 4.



RÜŞTÜ : (Ar.) Er. - Doğru yolda olan. Akıllı, ergin.