• Ana Sayfa » Forumlar » Hz. Peygamberin Savaşları » Hudeybiye Barışı (628)
  • 16 Şubat 2012 | 16:55:00

    Müslümanların çoğu (Muhacirler) beşaltı yıldan beri doğdukları şehirden (Mekke) uzak olmanın hasreti ile yanıp tutuşuyorlardı. Hz. Muhammed Hendek Savaşı’ndan bir yıl sonra Kabe’yi tavafa karar verdi. Bu habere Müslüman muhacirler epey sevindi. Peygamberimiz bin beş yüz kişilik bir kafileyle Mekke’ye doğru yola çıktı (Mart 628). Müslümanların Mekke’ye yaklaşması müşrikleri telaşlandırdı.

    Onlar Müslümanları Mekke’ye sokmamak için HalidBin Velid ve ikrime Bin Ebu Cehil’i giriş yollarını tıkamakla görevlendirdiler. Hz. Muhammed Hudeybiye’ye geldiğinde su kuyularının Halid Bin Velid tarafından tutulduğunu gördü. Kureyşlilere haber göndererek, savaş maksadıyla değil, umre (küçük hac) yapmak niyetiyle geldiklerini bildirdi. Kureyşliler onun bu talebini kabul etmediler.

    Bu arada islam kafilesine yaklaşarak ok ve sapanla zarar vermek isteyen Kureyşlilerin bir kısmı esir edildiyse de Hz. Peygamber maksadının savaş olmadığını ispat için çoğunu serbest bıraktı. Mekkeliler Hz. Muhammed’ in savaş için değil gerçekten de umre için geldiğini anladılar ve inandılar. Elçilerin karşılıklı gidip gelmelerinden sonra, nihayet prensiplerde anlaşmaya varıldı. Hz. Muhammed Müslümanların itirazına rağmen, Kureyş elçilerinin isteklerini kabul ederek Mekkelilerle on yıllık bir anlaşma yaptı.

    Buna göre;
    1-Taraflar, birbirlerine zarar vermemek için 10 yıl süreyle savaşmayacaklardı.
    2-Barış hükümlerini bozmaktan kaçınmak için düşmanlıklar örtülü kalacaktı.
    3-İki taraf arasında, hırsızlık ve ihanet olmayacaktı.
    4-Tarafların, yolcu ve misafirlerinin, can ve mal emniyetine, karşılıklı uyulacaktı.
    5-Diğer kabileler, iki taraftan biri ile anlaşmakta serbest olacaktı.
    6-Müslümanlar, o yıl kurbanlarını bulunduktan yerde kesip dönecekler, gelecek yıl yanlannda kınında bir kılıçla, Mekke’ye gelebileceklerdi. Bu ziyaret üç gün sürecek, bu süre içinde de Kureyşliler, şehrin dışına çıkacaklardı.
    7-Müslümanlar, kendilerine tabi olan hiçbir Mekkeli mümini yanlannda götüremeyecekler, Mekke’de kalmak isteyen hiçbir mümine de engel olmayacaklardı.
    8-Kureyşlilerden; velisinden izin almadan Müslümanlara iltica edenler iade edilecek, diğer kabileler bu maddeden muaf tutulacak, Müslümanlardan Kureyşlilere iltica edenler geri verilmeyecekti. Bu anlaşmanın katipliğini Hz. Ali, şahitliğini de Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve bazı büyük sahabiler, Kureyş müşriklerinden de Mikraz ve Huveytıp yaptılar.

    Görünüşte bu anlaşma Müslümanlann aleyhinde idi. Gerçekte ise bu anlaşma Hz. Muhammed’in siyasi bir başansı idi. Çünkü o peygamberliğini kabul etmeyen Kureyşlilerle siyasi bir varlık olarak eşit şartlar altında bir anlaşma yapmış ve İslam Devleti’nin varlığını kabul ettirerek Müslümanlara hareket serbestliği sağlamıştı.
    Anlaşmanın Müslümanlara faydalı olduğu sonradan anlaşıldı. Çünkü Kureyşlilerden korkarak tslama yanaşamayan kabileler Islamiyeti daha yakından tanıma fırsatı
    buldular. Mekkeli olup Müslüman olanlar, anlaşma gereği Medine’ye kabul edilmediğinden bunlar Mekke civarında dolaşarak Kureyş kervanlarını vurmaya başladılar.Mekkeliler Hz. Peygamber’e başvurarak bu maddenin kaldırılmasını istediler.

    Müslümanların anlaşmadan bir yıl sonra Hz. Peygamber’in başkanlığında büyük bir düzen ve disiplin içerisinde Kabe’yi ziyaret etmeleri Mekkelilerin üzerinde çok iyi bir etki bıraktı. Bu olaydan sonra Halid Bin Velid ve Amr İbnülAs Müslüman olup İslamiyet’e büyük hizmetlerde bulundular.

    Alıntı.


    _________________
    İbâdet tahtımdır, hidâyet tâcım,
    Başka hiçbir tâca, yok ihtiyacım,
    Her an, her mekânda Sana muhtâcım,
    Kapında secdesiz, bırakma YA RABBİ!


    Yazar :Eslem_Sare
    Mesaj: 100+



    Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group