NAMAZA BAŞLAYINCA OKUNACAK DUA

2017-06-15, 13:35:32

* Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor. Allah resulü (s.a.v.) na­maza başlayınca, başlangıç tekbiri ile kıraat arasında bir süre susuyordu. Ben: “Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın resulü! Başlangıç tekbiri ile kıraat arasındaki suskunlukta ne diyorsun?” diye sordum. Şöyle dedi: “Diyorum ki: Allah'ım! Doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi benim ile hatala­rımın arasını da uzaklaştır. Allah’ım! Beyaz elbise kirden te­mizlendiği gibi beni de hatalarımdan temizle. Allah’ım! Ha­talarımı su, kar ve doluyla yıka.”[430]

* Hz. Ali (r.a.) anlatıyor. Allah resulü (s.a.v.) namaza kalktığı vakit şöyle derdi: “Şüphesiz ben, yüzümü bir hanîf olarak gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve ben, müşriklerden değilim. Şüphesiz benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Allah'ım! Sen gerçek mülk sahibisin. Senden başka ilah yoktur. Ben de Senin kulunum. Nefsime zulmettim ve günahlarımı itiraf ettim. O halde bütün günah­larımı bağışla. Çünkü Senden başka günahları bağışlayacak yoktur. Bana en güzel ahlak yolunu göster; çünkü senden başka en güzel ahlak yolunu gösterecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır; çünkü senden başka, kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur. Buyur Allah’ım! Emrine amadeyim. Bütün iyilikler Senin elindedir. Senden hiçbir kötülük gel­mez. Ben Seninleyim ve Sana yöneliyorum. Sen ne büyük ve ne yücesin! Senden bağışlanma diliyor ve yalnız Sana yöneli­yorum.”[431]

“Ve ben Müslümanların ilkiyim” ifadesi, emrolunduğu şeye boyun eğmede acele etme ve hızlı davranma anlamın­dadır. “De ki: Eğer Rahmân'ın bir çocuğu olsaydı, elbette ben (ona) kulluk edenlerin ilki olurdum!”[432] ayeti ve Hz. Musa’nın “Ve ben, Müslümanların ilkiyim” sözü aynı şekilde bu anlamdadır.

Tahaviyye şarihi der ki: Şer (kötülük), hiçbir şekilde Al­lah’a nispet edilemez. Çünkü Yüce Allah, mutlak manada şerri yaratmaz. O’nun yarattığı her şeyde mutlaka bir hikmet vardır ve bu hikmet itibariyle her şey hayırdır. Ancak Allah’ın yarattığı bazı şeylerde, bazı insanlar için şer olabilir. Fakat bu, cüzi ve izafi bir şerdir. Allah, tamamıyla şer olan veya mutlak şerden münezzehtir. O’ndan gelmeyen şer, işte bu­dur.[433]

* Abdullah b. Abbas (r.a.) anlatıyor. Hz. Peygamber (s.a.v.) geceleyin teheccüt namazına kalktığında şöyle derdi: “Allah’ım! Hamd sana aittir; Sen, göklerin ve yerin nurusun. Sana hamd olsun; Sen, göklerin ve yerin kayyumusun. Sana hamd olsun; Sen, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbisin. Sen Haksın, vaadin haktır, sözün haktır, seninle buluşmak haktır, cennet haktır, cehennem haktır, kıyamet haktır. Allah’ım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana dayandım, sana yöneldim, senin için mücadele ettim ve seni gerçek hakim bildim. O halde yaptıklarımı ve yapmadıkla­rımı, açıktan ve gizliden yaptıklarımı affet. Sen benim ilahım­sın, senden başka ilah yoktur.”[434]

Farz namazlarda, iftitah (başlangıç) tekbirinden sonra bu duayı okumak caizdir.

* Enes b. Malik (r.a.) anlatıyor. Bir adam, nefes nefese gelerek safa girdi ve: “Allah’a çokça, güzelce ve bereketli olarak hamd olsun” dedi. Allah resulü (s.a.v.) namazı bitir­dikten sonra: “Hanginiz o kelimeleri söyledi?” diye sordu. İnsanlar, korku ile susunca, Allah resulü: “Hanginiz o keli­meleri söyledi? Onları söyleyen, fena bir şey söylemedi” de­yince, adam: “Nefes nefese gelince, ben söyledim” dedi. Bunun üzerine Allah resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ben, on iki meleğin onları kapıp (Allah’ın huzuruna) yükseltmek için koştuklarını gördüm.”[435]

* Cübeyr b. Mut’im (r.a.) anlatıyor. Allah resulünü (s.a.v.) bir namazı kılarken gördüm. Şöyle diyordu: “Allahu ekber kebira, Allahu ekber kebira, Allahu ekber kebira; elhamdülillahi kesira, elhamdülillahi kesira, elhamdülillahi kesira; subhanallahi bükreten ve esila, subhanallahi bükreten ve esila, subhanallahi bükreten ve esila; euzu billahi mineşşeytani, min nafhihi ve nefsihi ve hemzihi.”

Anlamı: Büyük olan Allah en yücedir (üç defa). Allah’a çokça hamd olsun (üç defa). Sabah ve akşam Allah daima en yücedir (üç defa). Şeytandan, onun üflemesinden, kibrin­den ve deliliğinden Allah’a sığınırım.”[436]

* İbn Ömer (r.a.) anlatıyor. Biz, Allah resulü ile birlikte namaz kılarken, cemaatten bir adam: “Allahu ekber kebira, velhamdülillahi kesira ve subhanallahi bükreten ve esila” dedi. Namazdan sonra Allah resulü (s.a.v.): “Şu şu kelimeyi kim söyledi?” diye sordu. Cemaatten bir adam: “Ben, ey Allah’ın resulü!” deyince, Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Bu kelimelere şaştım! Onlara göklerin kapısı açıldı.”[437]

İbn Ömer der ki: “Allah resulünün böyle söylediğini işit­tikten sonra, bu kelimeleri hiç terk etmedim.”

* Hz. Ömer’den (r.a.) rivayet edilmiştir. Allah resulü (s.a.v.) namazda (iftitah tekbirinden sonra) şu duayı okurdu: “Subhâneke allahümme ve bihamdike ve tebareke's-müke ve teala ceddüke ve lâ ilâhe gayruke” (Allah'ım! Seni tesbih ederim, sana hamd olsun. İsmin pek yüce, azametin pek büyüktür. Senden başka ilah yoktur).[438]
Kaynaklar :[431] Müslim, 771; Ebû Dâvud, 760; Tirmizî, 3421; Nesâi, 2/129-130; İbn Mâce, 729; İbn Huzeyme, 1/307; İbn Hibban. İbn Hibban’ın rivayetinde “Bir hanîf” ifadesinden sonra “ve Müslüman olarak” ziyadesi vardır.

[432] ez-Zuhruf, 43/81.

[433] Şerhu akidetü’t-tahaviye, 1/517.

[434] Buhâri, 6317; Müslim, 1777.

[435] Müslim, 600; Ebû Dâvud, 763; Nesâi, 2/132-133.

[436] Bu hadis, hasendir. Ahmed, 4/85; Ebû Dâvud, 764; İbn Mâce, 807; İbn Huzeyme, 468; İbn Hibban, 1779; Hakim, 1/235.

[437] Müslim, 601; Tirmizî, 3592; Nesâi, 2/125.

[438] Müslim, Hz. Ömer’den, 399; Ebû Dâvud, 775; Tirmizî, 242; İbn Mâce, Ebû Saîd el-Hudrî’den, 804.



Yazar :gonlumungulu




Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group