Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  islami Forum -> Kutlama ve Tebrik Mesajları -> Peygamberimize taş fırlatan Ebu Leheb..
 
Mesaj Yazar
Alıntıyla Cevap Gönder Tarih: 2011-04-11, 09:26:19

Mesaj konusu: Peygamberimize taş fırlatan Ebu Leheb.. Peygamberimize taş fırtalan Ebu Leheb..

Peygamber efendimiz, Safa tepesindeler. Yüksekçe bir taşın üzerine çıkmış olarak mübarek parmaklarını kulaklarına koyup gür ve billur bir sesle Mekke'ye doğru seslendiler:

-Eyy Kureyş! Koşun. Buraya gelin! Size mühim bir haberim var. Koşun!

Aşağıda sualler:

-Kim bu seslenen öyle?

-Muhammed'ül Emin.Safa tepesine çıkmış bizler çağırıyor.

-Gitsek mi acaba?

-Bir bakalım. Mühim haberi ne? Belki düşman baskını falan vardır. O, emin insandır. Doğruyu haber verir.

-Hadi öyleyse!

Az sonra nefes nefese bir kalabalık, fahri kainatın karşısına dizilmişti.

-Hayırdır, Ya Muhammed bizi merakta kodun?

Gözler, hep O'nda,Muhakkak önemli bir şey varki bu tepeye çıkarak ahaliyi yanına çağırdı...

Tane tane konuşuyor.Ve İslama gelmeyen bu insanların akıl, vicdan, idrak ve basiretlerindeki pası sökmeye uğraşıyorlar:

-Şu dağın ardından veya şu vadinin içinden düşman atlılarının çıkacağını veya sabah akşam baskına uğrayacağımızı söylesem bana inanır mısınız?

-Elbette, elbette,.. sesleri.

-Sen,hep doğru söyledin. Senden doğruluktan gayrı bir şey ummayız...

Habib-i Ekrem istediği cevabı almıştı... bunun üzerine Kureyş'in bütün ailelerini isim isim sayarak onları tevhide çağırdılar.

-Sizleri kıyamet gününün azabı ile korkutmaya memurum. Sizi "La ilahe illallah vahdehu la şerike leh"/ Allah, tekdir ve kendisinden başka yaratıcı yoktur. diyerek iman etmeye davet ediyorum.

Ben, Allah'ın kulu ve Resulüyüm. Eğer dediklerime inanırsanız yeriniz cennet olacaktır. "La ilahe illallah" demezseniz size ne dünyada bir yarar, ne de öte alemde bir imkan temin edemem.

Kalabalık şok oldu...

Ebu Leheb...

İlk atılan, ilk söze karışan, kin kusan yine O.Gözleri dışarı fırlamış; Öfkeden yanakları al al; kudurmuş gibi bir taşa sarılıp o güzeller güzeli Efendimize fırlattı. Bir taraftan da bağırıyordu:

-Bizi bunun için mi topladın?!!

Öbürleri birşeycik demezken hem de bir amcanın böyle zalimane davranışı... Kainatın bir tanesine taş atan bu eller kurusa müstehak değil mi?

İnsanlığın baştacına risalet vazifesinde engel olmaya çalışan sadece Ebu Leheb değil; karısı Ümmü Cemil de geceleri Peygamberimizin geçeceği yollara diken dökerek en kötü çeşidinden O'na cefa verip yıldırma gayretinde...

Allahü teala sevgilisine taş atana Tebbet Suresi ile:

-Ebu Leheb'in elleri kurusun; zaten kurudu, dedikten sonra Ümmü Cemil'i "hammaletel-hatab/odun hamalı" olarak aşağıladı. Sure, karı-kocanın kötülükleri sebebi ile inzal olmuştu.

Haklarında hususi vahiy gelip de böyle yerin dibine geçirilmeleri Ebu Leheb'i mecnuna çevirdi:

Derhal oğulları Utbe ile Uteybe'ye koştu ve:

-Kat'i emrimdir! Hemen karılarınızı boşayın! Derhal, hiç vakit kaybetmeden!

Çünkü Sevgili Peygamberimizin kızlarından Rukiyye, Utbe ile Ümmü Gülsüm, Uteybe ile evliydi... murdar adan, gelinlerini boşatarak can yavrularına verilen bu sıkıntı ile Peygamberimizden intikam alıyordu...

Peki; Utbe ve Uteybe, Allah Resulünün kızlarını boşayacaklar mı?

Maalesef!..

Onun damadı olmak devletini bırakıp, babalarının küfrüne destek oldular.

Uteybe, sade boşamakla kalmayıp yüksek huzura koşarak bağıra bağıra:

-Seni sevmiyorum. Dinini de inkar ediyorum. Bu sebeple kızını boşadım, dedi ve Efendimizin yakasına yapışarak gömleğini yırttı.

Sevgili Peygamberimiz çok incindiler ve:

-Ya Rabbi! Onun üzerine canavarlarından bir canavar musallat et, diye beddua ettiler.

Onun duası geri çevrilir mi?

Uteybe, Şam yolunda iken bir arslan tarafından parça parça edilerek berbat bir akıbet ile ölüp gitti...


Şiir Sefası : Ebu Leheb'in Ölümü..


Ebu Süfyan, Mekke’ye geldiğinde Bedir'den,

Kureyşliler, başına üşüştüler hep birden.

Büyük merak içinde sordu ki Ebu Leheb:

(Bu hezimet doğru mu, ne oldu buna sebep?)

O dedi ki: (Sormayın, o gün öyle kimseler,

Bizimle savaştı ki, tanıdık değildiler.

Beyaz atlara binmiş, beyaz giymişlerdi hep.

Biz de anlayamadık, kim idi onlar acep?)

Dinleyenler içinde, vardı ki bir Müslüman,

Korkudan, imanını gizliyordu o zaman.

Bu mümin, Ebu Rafi adında birisiydi.

Hem hazret-i Abbas’ın o zaman kölesiydi.

O da, Ebu Süfyan’dan bunları dinleyince,

Mümin olduğu için, memnun oldu bir nice.

Sevincinden, her şeyi birden unutuverdi.

Dedi ki: (İşte onlar, vallahi meleklerdi!)

O zaman Ebu Leheb, çok kızdı bu sözlere.

Onu tokatlayarak, kaldırıp çarptı yere.

Hazret-i Abbas’ın da hanımı oradaydı.

Onun bu yaptığını görüp dayanamadı.

Müslüman olmuş idi çünkü o da önceden.

Kalınca bir kütüğü alarak hemen yerden,

Vurdu Ebu Leheb’in başına şiddetlice.

Kafası yarılarak, kanlar aktı bir nice.

Adı Ümmül Fadl idi, dedi: (Ya Eba Leheb!

Kimsesi yok diye mi döversin onu acep?

Güçsüz gördün diye mi yaptın bu hareketi?)

Deyip, Ebu Leheb'e hakaretler eyledi.

O, hiç cevap vermeden, hem kanları akarak,

Dönüp gitti evine, hor ve hakir olarak.

Yedi gün, dışarıya çıkmadı evden artık.

Sonra, ona Rabbimiz verdi ki bir hastalık,

Kara kızıl derlerdi bu derde o zaman halk.

Öldü bu hastalıktan sonra zelil olarak.

Onu defnetmediler oğulları üç gece.

Ve kokmaya başladı beklemekten öylece.

Yanına yaklaşılmaz bir hale geldi hepten.

Uzak duruyorlardı insanlar bu sebepten.

Çünkü son zamanlarda, çok iğrenç bir hal aldı.

Hatta oğulları da, ona yaklaşamadı.

Kureyşlilerden biri, buna sabrı taşarak,

Onun oğullarını yanına çağırarak,

Dedi ki: (Yazık size, utanmıyor musunuz?

Ne için babanızı hemen gömmüyorsunuz?

Onu, bu hali ile koydunuz, koktu bakın.

Bari ücra bir yere götürüp onu atın.)

Oğulları dedi ki: (Söylediğin hakikat.

Onun hastalığından korkuyoruz biz fakat.)

Dedi: (Hele siz gidin, ben dahi geleceğim.

Bu hususta sizlere, ben yardım edeceğim.)

Leşi evden çıkarıp, bir yere bıraktılar.

Ve uzaktan, üstüne taş ve toprak attılar.

Böylece, ebediyen azap ve elem dolu,

O Cehennem çukuru kabrine girmiş oldu.

Alıntı..

_________________
Unutulmuş, Kaybolmaya Yüz Tutmuş Değerlerimizi, Okuyalım, Anlayalım, Anlatalım, Uygulayalım, Uygulanmasına ve Yayılmasına Vesile Olalım...(ALLAH Hepimizden Razı Olsun)amin.
bey32
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi


 
 
 
Kayıt: Jul 10, 2010
Mesajlar: 517
Konum: İstanbul
Kullanıcının profilini görüntüle
 
 

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group