Selam, dostluk ve sevgi mesajı

2009-02-22, 17:55:32

İnsanların sosyal yaşamı, onların karşılıklı ilişkilerine göre şekillenir. Her kültürde bu ilişki ve insanların bir birine karşı davranışı farklıdır. Çeşitli kavim ve milletlerde insanlar dostları ile karşılaştıkları zaman el vermek, özel kelimeler eda etmek, şapka çıkarmak, gülümsemek, tebessüm etmek veya diğer iletişim kurma yöntemleri yaygındır. Tabi çağımızda bencillik ve çıkarcılık gibi anlayışların egemen olması, insanlar arasındaki ilişkilerde bir nevi soğukluğun hakim olmasına neden olduğu gözleniyor. Günümüzde işlerimizde gözlenen ivme, zamanın hızla akıp geçmesi ve zihinlerin çeşitli konularla meşgul olması insanları öylesine etkilemiştir ki bazen hatta yanımızdan kimin geçtiğini bile fark etmeyiz ve geçen kişiye şöyle sevgi ile kısa bir bakışı bile esirgeyecek duruma düşeriz.


Psikologlara göre bu tarz bir yaşam ister istemez toplumlarda inzivaya çekilme, sevgisizlik ve duyarsızlık gibi ideal olmayan duyguları yaygınlaştır. Yine psikologlar çağımızda insanların her zamankinden daha fazla sağlıklı duygusal ve yakın ilişkilere ihtiyacı olduğuna inanır. Dolaysıyla psikolojik tartışmalarda en çok sevgi ve olumlu davranışlara vurgu yapılır.


İslam kültürü güzel sözcükleri kullanmakla insanseverlik ve sevgi gibi duyguların güçlendirme ve insanların gönlünü bir birine yakınlaştırma inancını yaymaya çalışır. Müslümanlar arasında hoş geldin anlamında kullanılan ‘Selam' gibi güzel sözcük gerçekte başkaları ile karşılaştığımız zaman bir nevi dostluk ve sevinç duygusunu yansıtır ve oldukça önemli ve güzeldir.


Bir gün cahiliyet döneminin tesirinde olan Araplardan biri Kuran'ı Kerim ayetlerini duymak için İslam peygamberi (sav)'in huzuruna çıkar. Görüşmenin başında o dönemde yaygın olan şekilde İslam peygamberini selamlar. İslam peygamberi (sav) şöyle buyurur: Rabbim bundan daha iyi bir selamlaşma yolunu göstermiş ve o da ‘Esselamü aleyküm' demektir.


İslam peygamberinin bu sevgi dolu tavsiyesini izleyerek biz de en sıcak selam ve sevgilerimizi siz değerli dinleyicilerimize sunuyor ve hepinize esenlik dolu günler temenni ediyoruz.


Ancak unutmamak gerekir ki selam, sade ve sıradan bir terim değil, içinde bir kültür ve yaşam tarzına derin bir bakış açısını barındırır. Selam, demek, sağlık ve her türlü fenalık, kötülük ve kusurdan uzak olma temennisinde bulunmak demektir ve yüce Allah da her türlü fenalıktan ve kötülükten arınmış olduğu için mübarek adlarından biri de ‘Selam'dır. Bu yüzden yüce Rabbimizin güezl adlarından birinin insanların ilk karşılaştığı anda telaffüz edilmesi çok güzel bir duygudur. Gerçekte selam sözcüğünün sosyal ilişkilerdeki yeri, insanların güncel diyaloglarına ve duygusal ilişkilerine özel bir anlam ve yön kazandırarak bu ilişkileri kalıcı kılmalarıdır. Öte yandan insanların karşılıklı samimi ilişkileri olması, milletlerin ayakta kalmasının etkenlerinden biridir. İslam dini insanların yaşadığı ortamın sağlığı ve ilişkilerin güçlenmesi ve dostlukların derinleşmesine vurgu yapan bir dindir. Bu doğrultuda İslam dini selam vermeyi, ikili veya çok yönlü ilişkilerde sağlıklı ve neşeli bir ilişki kurma aracı olarak gündeme getirir. Bu anlamda selam, toplumda yaşayan bireylerin bir birine ‘benden size zarar gelmez' mesajını verme anlamındadır. Nitekim Hz. Ali (sa) da şöyle buyurur:


Selam, korkulardan korunmak içindir.
Gerçekte selam, sevgi ve dostluk mesajı vererek insanlarda güven duygusu oluştururken onları bir birine zarar vermekten de sakındırır. İslam peygamberi (sav) şöyle buyurur: Müslüman, insanların onun elinden ve dilinden korunan kimsedir. Dolaysıyla selam sözcüğünün müslüman olma işareti olduğu ve gerçek müslümanı başkalarına karşı tavır, edep, tevazü ve sağlıklı ilişkisinden tanımanın mümkün olduğu söylenebilir. İslam peygamberi (sav) bizzat yoksul, gani ve özellikle çocuklara selam verir ve selam vermekte başkalarından önce davranırdı. Resulüllah (sav) insanlarla karşılaştığı zaman el sıkışır ve elini, karşısındaki insan elini geri çekmedikçe geri çekmezdi. İslam peygamberi (sav) insanların özel yaşamına izinsiz girilemeyeceğine vurgu yaparak şöyle buyurmuştur: Birinin evine girmek istediğiniz zaman selam verin ve girmek için izin isteyin. Resulüllah (sav) bizzat başkalarının evine girmek için üç kez selam verir ve karşılık alınca girer, aksi takdirde kesinlikle girmez ve geri dönerdi.


İslam dininin öğretilerinde selam vermak mustahap, ama selamın cevabını vermek farzdır. Bunun sebebi selamın muhatabı selamın sevinç ve sağlık dileğini taşıyan mesajı aldığında bilmükabil aynı mesajı selam veren kimseyi intikal ettirmesi gerektiğidir. Selamın olumlu tesirleri hakkında yüce Allah Nisa suresinin 86. ayetinde müslümanları sosyal ilişkilerini geliştirmeye teşvik ederken şöyle buyurur:


Bir selam ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeli ile selamlayın; yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını arayandır.
Bir başka ilginç nokta, selamın meleklerin ahirette salih insanlarla irtibat kurma aracı olmasıdır. Cennette de bir kaç çeşit selam söz konusudur. Örneğin Allah'ın pak insanlara selamı, ya da meleklerin cennet ehli olanlara selamı veya müminlerin bir birini selamlaması.


Yüce Allah cennet ehli ve mümin kullarına selam ve güvenlik mesajı verir. Müminlerde cennet de gönülleri okşayan selamı ve Allah'ın hoşnutluğunu hissederek ayrı bir huzur ve mutluluk duygusunun tadına varır.
Bir başka yerde melekler de sabırlı ve dirençli insanları selamlar. Örneğin Ra'd suresinin 24. ayetinde şöyle okumaktayız:


(Melekler Sabrettiğinize karşılık size selam olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir! (derler).


Ahlakla ilgili öğretilerde büyüklere saygı göstermek, önemli tavsiyelerden biri sayılır. Bu mesele bir nevi dğerlerin ve kalıcı faziletleri pekiştirmek ve ilahi evliyaları örnek almak için uygun bir zemin oluşturmaktır. Bu bağlamda yüce Allah seçkin kullarına selamla saygı gösteriyor ve çeşitli ayetlerde Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve diğer peygamberlerine selam gönderiyor. İslami ziyaretlerde ve dualarda da ilahi evliyalara saygı göstermek selamla birliktedir.


Günümüzde İslam dinini şiddet yanlısı göstermeye çalışan çeşitli radikal akımların ortaya çıktığına şahid olmaktayız. Sultacı güçlerce beslenen bu akımlar semavi dinlerin barış içinde yaşama simgelerini yok etmeye ve dinin latif imajını beşeri toplumların nezdinde karalamaya çalışıyor. Oysa İslam dininin gerçeği güzellik, ruhi narinlikler ve insanlara karşı sevgi duygusuna vurgu yapan öğretileri ile doludur. Hz. Ali (sa) İslami hükümetin tüm valilerine ve yetkililerine gönderdiği genelgesinde müslümaların haklarını içeren bilgirgeyi ifade ederken görevleri süresince insanlarda hiç bir şekilde korku duygusunu yaratmamalarını vurgulayarak şöyle buyurur: Ne zaman bir yerleşim bölgesine varırsan oradaki su kaynağının yanına yerleş ve asla kimsenin evine girme. Oradakilere doğru yavaşça ilerle ve aralarında yer al. Ardından selam söyle ve selam söylemekte ve sevgi ile davranmakta müsamahakarlık etme.


Hz. Ali (sa) bir başka yerde de şöyle buyurur:


Tanımadığı bir ortama yeni giren herkes ilk anda şaşkındır. Onu rahatlatmak için sözünüzü selam ile başlayın.




Bir kez daha en sıcak selamlarımızla sizleri selamlıyor ve sözü İslam peygamberi (sav)'den güzel bir mesajla noktalıyoruz. Resulüllah (sav) şöyle buyurur:


Sizi, uyguladığınız takdirde bir birinizi sevmenize sebep olacak bir iş ile müjdelememi ister misiniz? Bir birinize selam verin.


Üç şey dostun sevgisini derinleştirir:



Onu gördüğün zaman selam vermen, toplantıda yerini açman, onu en iyi adları ile hitap etmen.



Yazar :amine




Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group