Hazret-i Abdülmuttalip

27 Ocak 2009 | 16:31:08

Bismillahirrahmanirrahim (Rahman ve Rahim olan ALLAH'ın Adıyla)



Salat ve Selâm Ahir Zaman peygamberi Gül Muhammed'imizin üzerine olsun.




Hazret-i Abdülmuttalip

--------------------------------------------------------------------------------

Peygamber efendimiz, Kureyş kabilesinden,
Ve Haşimoğulları kolundandır esasen.

Babası Abdullah’tır, onun babası Şeybe.
Bu, Abdülmuttalip’tir, böyleydi ismi önce.

Şeybe’nin babasının ismi de Haşim idi.
Çok asil, pek şerefli, sevilen bir kişiydi.

Alnındaki Nur ile eylemişti temayüz.
O vefat ettiğinde, çocuktu Şeybe henüz.

Arkadaşları ile, bu Şeybe, Medine’de,
Ok talimi yapardı evlerinin önünde.

Onları seyir için gelen bazı büyükler,
Şeybe’nin alnındaki Nur’u görüverdiler.

Dediler ki: (Bu çocuk, ne de çok mübarektir.
Şerefli bir kimsenin oğlu olsa gerektir.)

Çünkü diğerlerinden değişikti her hali.
Alnında parlıyordu o Nur yıldız misali.

Ve ok atma sırası Şeybe’ye geldiğinde,
Herkes ona bakardı büyük merak içinde.

O, yayını gererek oku attı nihayet.
Baktılar, ok hedefe eyledi tam isabet.

Heyecanla dedi ki: (Ben Haşim’in oğluyum.
Elbette hedefini bulur hep benim okum.)

Onun bu sözlerinden, insanlar bildiler ki:
Bu, Mekkeli Haşim’in oğlu imiş meğer ki.

O sırada Haşim de, Mekke’de etti vefat.
Bunun, Muttalip diye kardeşi vardı fakat.

Medine’den Mekke’ye, bir kişi o günlerde,
Gitti ve Muttalip’le karşılaştı bir yerde.

Dedi ki: (Medine’de, senin bir yeğenin var.
Çok zeki ve akıllı, hayran ona insanlar.

Alnında, yıldız gibi parlıyor hem de bir Nur.
Onun, sizden uzakta durması doğru mudur?)

Muttalip bunu duydu ve gitti Medine’ye.
Yeğenini alarak, vasıl oldu Mekke’ye.

Yanındaki Şeybe’yi görünce Mekkeliler,
(Bu çocuk kimin?) diye, ona sual ettiler.

Muttalip de, cevaben her böyle soranlara,
(Benim kölemdir) diye söylerdi hep onlara.

Şeybe’ye, (Benim kölem) dediği için ki hep,
Abdülmuttalip dendi Şeybe’ye bundan sebep.

Misk kokusu duyardı herkes onun yanında.
Resulullahın Nuru parlıyordu alnında.

O Mekke’ye gidince, onun ile beraber,
Geldi Mekke şehrine çok hayır, bereketler.

Her ne zaman Mekke’de olsa idi kuraklık,
Halk, Abdülmuttalib’e geliyordu hep artık.

Bir dua etsin diye, ona yalvarırlardı.
O bir dua edince, hemen yağmur yağardı.

İnsanlar reis seçip, ettiler ona biat.
Onun emri altında buldular huzur, rahat.

O zaman meliklerden kim vardıysa dünyada,
Onun büyüklüğünü tasdik etti onlar da.

Hazret-i İbrahim’in dinine tâbi idi.
Allah’ı mabud bilen, halis bir mümin idi.

Hiçbir puta tapmadı bu sebeple hayatta.
Ve yanlarına bile yaklaşmadı o hatta.



Yazar :WebMaster




Şu an sayfamızdasınız Hazret-i Abdülmuttalip

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group