Tarih: Sat Jun 14, 2008 6:35 pm Mesaj konusu: Berat Kandili - Berat Gecesinin Önemi - Hadisler
Berat Kandili (Beraat Kandili) İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gecesi Beraat gecesidir.
Aslı "Berâettir." Beraat sözlükte, "bir zorluktan kurtarmak ve berî olmak" demektir. Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle mübarek gece; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle Beraat gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de rahmet gecesi gibi adlar da verilmiştir.
Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır. Bu konuda Resul-u Ekrem şöyle buyurmuştur:
"Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (on beşinci günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? buyurur." (İbn Mâce)
Ayrıca, Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygambere ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.
'Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4)
Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Berat gecesidir. Kur'ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.
Bu gecenin, dört adı vardır. "Mübarek gece", "Berae gecesi" "Sakk gecesi", "Rahmet gecesi". Ve denildi ki bununla Kadir Gecesi arasında kırk gün vardır. Berae ve Sakk gecesi denilmesi hakkında da denilmiştir ki, haraç tamamen alındığı zaman beraetlerini (temize çıkmalarını) dile getiren bir sened yazıldığı gibi, Allah Teâlâ da bu gece mümin kullarına beraet yazar. Ve denilmiştir ki bu gecede beş özellik vardır:
Bu gecenin beş özelliği vardır:
1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.
2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.
3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.
4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.
5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın onüçüncü günü, üçte biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın onbeşinci günü verilmiştir.
Hazreti Âişe (ranha) bu gecenin fazileti hakkında şunları anlatıyor:
Günün birinde Hazreti Peygamber yanıma girdi. Elbisesini çıkardı. Aradan zaman geçmeden tekrar giyindi. Bunun üzerine beni şüphe, kıskançlık sardı. Ortaklarımdan birinin yanına gidecek sandım ve peşini takip ettim. Medine’nin kabristanı olan Bakîu’l-Garkad’da kendisine eriştim. Mü’minlere ve şehidlere istiğfar ve dua ediyordu. Kendi kendime: ‘Anam babam sana feda olsun! Sen Rabb’ının rızası uğrunda, ben ise dünya peşindeyim!’ diyerek döndüm. Soluk soluğa eve girdim. Arkamdan da Resülüllah (sav) girdi.
-Neden böyle hızlı nefes alıyorsun?’ dedi.
Ben,
-Anam babam uğruna feda olsun. Yanıma gelip elbisenizi çıkardıktan sonra tekrar giyindiniz, beni kıskançlık tuttu. Ortaklarımdan birinin yanına gideceğinizi zannettim. Nihayet sizi kabristana giderken gördüm,dedim.
Resul–ü Ekrem,
-Resülüllah sana haksızlık edecek diye mi korkuyorsun?’ dedi.
Ardından Cibril geldi ve şöyle dedi:
-Bu gece Şa’bân’ın on beşinci gecesidir. Cenabı Hak bu gecede Benî Kelb kabilesi koyunlarının sayısı kadar kimseyi cehennemden âzâd eder. Fakat bu gece Allah; müşriklerin, kincilerin, akrabalarıyla münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana ve babalarına isyan edenlerin, içki düşkünlerinin yüzlerine bakmaz.
Resul–ü Ekrem, elbisesini çıkardı.
-Bu gece ibadet etmeme müsaade eder misiniz?buyurdu.
-Evet, sana anam babam feda olsun, dedim.
Peygamber namaza kalktı. Secdeye kapanıp uzun müddet kaldı. Endişelendim, elimle yokladım. Elim, ayağının altına dokununca kımıldadı. Ben de sevindim. Secdede şöyle niyaz ettiğini işittim:
‘Allah’ım! azabından afvına, gazabından rızana sığınıyorum. Sen’den yine Sana iltica ediyorum. Şânın yücedir. Sana yaptığım senayı Senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana lâyık bir surette hamd etmekten âcizim.’
Sabah olunca bunları Resul–ü Ekrem’e söyledim. O da,
- Yâ Âişe, bunları öğrendin mi? dedi.
-Evet yâ Resülüllah, dedim.
Resuli Ekrem;
-Bunları hem öğren hem de başkalarına öğret. Zira bunları bana Cibril öğretti ve secdede bunları okumamı ta’lîm buyurdu.’ dedi.”
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor:
"Her kim bu gece yüz rekat namaz kılarsa yüce Allah ona yüz melek gönderir. Otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu ona cehennem azabından teminat verir. Otuzu da ondan dünya afetlerini savarlar, O'nu da ondan şeytanın tuzaklarını hilelerini savarlar."
"Yüce Allah bu gece ümmetine öyle rahmet eder ki Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca."
"Yüce Allah bu gece bütün müslümanlara mağfiret buyurur ancak kâhin, sihirbaz, yahut çok kin güden veya içkiye düşkün olan, yahut ana-babasını inciten, veya zinaya ısrarla devam eden müstesna."
'Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve; 'tevbe eden yok mu! Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim, hastalığından şifa isteyen yok mu ona şifa vereyim. Yok mu şunu isteyen yok mu bunu isteyen' der. Bu durum, sabaha kadar devam eder'
'Ameller, bu ayda âlemlerin Rabb'ı yüce Allah'a arz edilir. Ben de amellerimin oruçlu iken Allah'a arzedilmesini isterim'
Rahmeti gazabını geçen Yüce Rabb'imizin hayır ve bereketini, af ve mağfiretini yağmur gibi üzerimize yağdırdığı bu mübarek geceyi fırsat bilip tevbe, dua ve niyaz ile geçirmeli; bu ilâhî ziyafetten faydalanmak için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.
İnsanların bir sene içerisindeki rızıkları, zengin veya fakir olacakları ve ecelleri gibi mühim hususlar o gece içerisinde meleklere bildirilir. O geceyi ibâdet ve tâatla geçirmek ve nafile namaz kılmak sevaptır. Nitekim Peygamber Efendimiz bu geceyi ibadetle geçirmiş ve dua etmiştir:
Geçtiğimiz yıl, Berat gecesine erişip de ölümü akıllarından bile geçirmeyen birçok insan, dünyadan göçüp gitmiştir. Ölüm, herkes için mukadderdir. Hiçbirimizin, bir sene daha yaşayacağına garantisi yoktur. O halde, yüce Allah'ın bizlere bahşettiği Berat gecesi gibi mübarek vakitleri güzelce değerlendirelim. Bu vakitlerin, bir ganimet olduğunu bilelim. Yüce Rabbimizin, her zaman açık olan tevbe kapısına yönelelim. Bu geceyi, gafletle geçirmeyelim. Yakınlarımızı, komşularımızı, yoksulları görüp gözetmeyi unutmayalım. Birbirimize, sevgi ve saygı gösterelim. Hep iyiliğe yönelelim.
--------------------------------------------------------------------------------
Berat Gecesini Nasıl İhya Edebiliriz?
Tarih: Fri Aug 15, 2008 11:59 pm Mesaj konusu: Yarın gece Berat Kandili
A.A
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, “Bu mübarek gecede, her türlü ayrılık ve ayrımcılığı, bencillik ve düşmanlığı geride bırakarak dünyaya hikmet gözüyle bakmaya çalışalım” dedi.
Bardakoğlu, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, 16 Ağustos cumartesi gününü pazara bağlayan gecenin Berat Kandili olduğunu belirterek, “Berat Kandili'nin, içlerinde Allah'a kulluk görevini yerine getirmede kusur ve yanlışının olduğunu hissedenlerin Yüce Allah'a yönelerek, onun rahmet, şefkat ve mağfiretine sığınabilecekleri, karardığını düşündükleri gönüllerini tövbe ve istiğfarla arındırabilecekleri çok özel bir gece olduğunu” ifade etti.
“Yüce Allah'ın af ve merhametine sığınarak günahlardan arınma, ilahi lütuf ve bereketlere erişebilmenin hemen her müminin temel gayesi olduğuna” işaret eden Bardakoğlu, üç aylara girilmesiyle idrak edilmeye başlanan bu tür mübarek gün ve gecelerin, manevi hayatta öze dönme ve müminlerin kendilerini yenilemelerine fırsat sunan, toplumda birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının yoğun şekilde yaşanmasını sağlayan, ilahi af ve mağfiret niyazlarını zirveye taşıyan bereket yüklü zaman dilimleri olduğunu vurguladı.
Bardakoğlu, mesajında şunları kaydetti:
“Bu mübarek gecenin bize sunduğu manevi iklimde beratımızı almamızın Yüce Rabbimizin ilahi mesajına kulak vermekle, ahlaki erdemleri hayatımıza yansıtmakla mümkün olacağını bir kez daha anlarız. Başkalarının hak ve hukukuna riayetin temel dini ödevlerimizden olduğunu, harama el uzatmanın, kul hakkı ihlalinin bizi ilahi mağfiretten uzaklaştıracağını biliriz. Yaradanına, kendisine, yakın-uzak çevresine ve bütün insanlığa karşı sorumlulukları bulunan bir varlık olduğumuzu bu gecede tekrar hatırlar, bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi sorgularız.
Öyleyse gönüllerimizin müstesna bir coşku yaşadığı bu mübarek gecede, her türlü ayrılık ve ayrımcılığı, bencillik ve düşmanlığı geride bırakarak dünyaya hikmet gözüyle bakmaya çalışalım. Yaşadığımız hayatın geçici olduğunu, Allah katında kalıcı olanın ise imanımızın ve yararlı işlerimizin olduğunu fark edelim. İnsanı insan olduğu için sevip, yaradandan dolayı hoş görüp dünyaya biraz da rahmet penceresinden bakalım. Etrafımıza kin ve nefret yerine, sevgi ve barış tohumları ekelim. Yalan, gıybet ve iftira gibi bizi birbirimize düşman eden kötülüklerden uzak duralım. Düşmanlık, dargınlık ve kırgınlıkları ortadan kaldırarak, dostluk, kardeşlik, huzur ve güven içinde bir hayat sürdürmeye gayret edelim. 'Müminler ancak kardeştirler.(Hucurât,10)', 'Parçalanıp bölünmeyin.(Âl-i İmrân,103)' ayetlerindeki tavsiyeleri bir kere daha düşünerek, birlik ve beraberliğimizi pekiştirelim. Sevgili Peygamberimizin (s.a.s.) ifadesiyle birbirimizi sevmedikçe olgun bir imana sahip olamayacağımız gerçeğini asla unutmayalım.”
Bardakoğlu, “toplumları derinden sarsan sayısız sorunun yaşandığı günümüz dünyasında, huzur ve barışın, insanlık onuruna yakışır aydınlık bir geleceğin inşası için herkese ciddî görevler düştüğünü” anımsatan Bardakoğlu, hayatın daha yaşanabilir kılınması için ailevi ve sosyal ilişkilerde sevgi, yardımlaşma, merhamet ve hoşgörünün öne çıkarılması gerektiğine işaret etti.
Bardakoğlu, böyle “feyizli ve bereketli gecelerde” anne ve babaların hayır dualarının alınması ve insani ilişkilerin daha da güçlendirilmesi, sevinçlerin ve nimetlerin paylaşılması, zayıfların ihtiyaçlarının giderilmesi, muhtaçların dertlerine derman olunması ve acıların dindirilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Türk Milleti'nin ve bütün İslam aleminin Berat Kandili'ni kutlayan Bardakoğlu, “Bu gecede yapılan duaların birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, insanlık aleminin barış ve huzuruna vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyaz ediyorum” dedi.
KANDİL GECESİ ETKİNLİĞİ
Bu arada, Berat Kandili dolayısıyla Balıkesir'in Ayvalık ilçesindeki Gönenli Mehmet Efendi Şehitler Camisi'nde mevlit okunacak. TRT 1'den saat 20.30'da canlı olarak yayınlanacak mevlitte, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Daire Başkanı Mehmet Bekaroğlu konuşma yapacak.
Ayrıca, Ankara Maltepe Camisi İmamı Mustafa Demir, Süleymaniye Camisi Müezzini Mehmet Duman, Hacı Bayram Camisi İmamı Ahmet Karalı ve 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Görevlisi Adem Kemaneci de Kuran okuyacak.
Bursa Kayhan Camisi Müezzini ve geçen yıl Kuranı Kerim'i güzel okuma yarışmasında birinci olan İbrahim Altıntaş ile çeşitli illerden gelen imam ve müezzinler de mevlit okuyacak.
Balıkesir İl Müftüsü Necdet Çetin'in dua okuyacağı gecede, Diyanet İşleri Başkanlığı Tasavvuf Musikisi Korusu da ilahiler söyleyecek.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız