"Allah katında günlerin efendisi Cuma’dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir"H.Şerif

Gül, dini bilgiler,ilahiler,islami klipler,güzel resimler indir: Forumlar
: Cehennem Ehlinin Durumu
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 


Cehennem Ehlinin Durumu

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Gönlümün Gülü Forum Ana Sayfası -> Fıkıh Bölümü
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
 
 
  Yazar:Muhammed-emin
Usta Üye


 
 
 
 
Üye Bilgileri Kayıt: Sep 25, 2008
Mesajlar: 66
Günlük Mesaj: 0
Nerden: Almanya/Neuss(NRW)
Çevrimdışı
Üye Puanı: 56

Ruh Haliniz

Level : 7
HP: 0 / 130  
 0%
MP: 62 / 62  
 100%
EXP: 1 / 16  
 6%
 
MesajTarih: Mon Sep 29, 2008 2:39 am    Mesaj konusu: Cehennem Ehlinin Durumu Alıntıyla Cevap Ver

Cehennem ehline açlık ve susuzluk musallat edilir. Bu da onlar için bir azap türüdür. Bu sebeple diken yerler ve yedikleri diken onların ağızlarını, boğazlarını ve midelerini yırtıp parçalar. Sonra gassak içerler. Gassak; cehennem ehlinden akan ve ateşte kaynayan kan ve irindir. Bu da onların dillerini, boğazlarını, mide ve bağırsaklarını yakıp kavurur.

Nitekim Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Yalvarıp su isteseler, onlara erimiş maden gibi, sıcak ve yakıcı bir sıvı verilir. Bu sıvıyı ağızlarına yaklaştırdıklarında yüzleri yanar.” (Kehf; 29)

Hakim'in rivayetinde Resulullah (S.A.V) şöyle buyurmuştur: “Kudret ve iradesi ile yaşadığım Allah'a yemin ederim ki, şayet “Zakkum”dan bir damla yeryüzündeki sulara dökülse, hepsini acıtır, içilmez hale getirir. Ya bütün yedikleri zakkum olanın hali ne olacak?” (Hakim)

Abdullah b. Ömer (R.A)'den şöyle rivayet edilmiştir: “Eğer cehennem ehlinden biri bu dünyaya çıkarılsa idi, onun korkunç görünüşünden ve pis kokusundan bütün dünya halkı ölürdü.” Abdullah bunu söyledikten sonra hüngür hüngür ağlamıştır. (İbn Ebi'd-Dünya)

Ebu Hureyre (R.A)'den rivayetle Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: “Ahirette kafirlerin bir dişi Uhud dağı kadar, kalçaları da bir dağ kadar olacaktır. Ateşin üzerine otururken “Kudey” ile “Mekke” arası kadar yer ka0layacak, boyları da kırkiki arşın olacaktır.” (Ahmed b. Hanbel, Müslim)

Anlatıldığına göre, cehennemlikler bin yıl boyunca feryat eder, fakat bu feryat onlara hiçbir fayda sağlamaz. Sonra; “Dünyadayken sabredince feraha kavuşurduk” diyerek bin yıl kadar sabrederler. Fakat çektikleri azapta hiçbir hafifleme meydana gelmez. Bunun üzerine; “Bizim için sabretmekte, feryat etmekte birdir., hiçbir kurtuluş çaremiz yoktur.” derler.

Arkasından aşırı susuzlukları ve ağır azapları karşısında Allah’tan bir yıl boyunca üzerlerine yağmur yağdırmasını isterler. Böylece içinde kıvrandıkları yüksek harareti ve susuzluğu dindirmek isterler. Bin yıllık yalvarmanın sonunda Allah-u Zülcelal, Cebrail (Aleyhisselam)’e; “Bunlar ne istiyor?” diye sorar. Cebrail de Allah-u Zülcelal’e; “Ey Rabbim! Sen onların durumunu herkesten daha iyi bilirsin, onlar yağmur istiyorlar.” diye cevap verir. Bunun üzerine, üzerlerinde bazı kızıl bulutlar belirir. Onlar bu bulutları görünce yağmur yağacak sanırlar. Fakat üzerlerine katır iriliğinde öyle akrepler yağdırılır ki, her biri insanı ısırınca acısı bin yıl boyunca devam eder.

Sonra bin yıl daha Allah-u Zülcelal’den yağmur dilerler. Bin yıl sonra başları üzerinde bir takım kara bulutlar belirir. Bulutları görünce; “İşte bunlar yağmur bulutlarıdır.” derler. Fakat üzerlerine öyle deve boynu kalınlığında yılanlar yağdırılır ki, her biri insanı sokunca acısı bin yıl boyunca devam eder. İşte Allah-u Zülcelal’in aşağıdaki ayetin manası budur: “İşte, dünyadaki bozgunculuklarının (Küfür ve isyanlarının) karşılığı olarak çektikleri azabın üzerine başka bir azap ekleriz.” (Nahl; 88)
Allah-u Zülcelal’in azabından kurtulup sevap elde etmek isteyen kimse Allah-u Zülcelal’e ibadet uğrunda karşılaşacağı dünya sıkıntılarına sabırla katlanmalı. Gerek günahlardan ve gerekse dünyaya dönük ihtiraslardan uzak durmalıdır. Çünkü hadislerin bize bildirdiği üzere cennet nefsin hoşuna gitmeyen amellerle kuşatılmış olduğu gibi cehennemde arzu ve şehvetlerle kuşatılmıştır.

Ebu Hureyre (R.A)’den rivayetle Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle anlatmıştır: Allah cenneti yarattığı zaman Cebrail’e; “Haydi git ona bak!” emrini verdi. O da gitti baktı ve şöyle dedi: “İzzetin ve Celalin hakkı için bunu duyan herkes hemen oraya girer.” Sonra orasının etrafını (nefsin hoşlanmadığı) zorluklarla döşedi ve; “Haydi şimdi git bak!” buyurdu. Gitti baktı ve şöyle dedi: “İzzetin hakkı için, oraya hiç kimse giremeyecek diye korktum.” Allah, cehennemi yarattığı zaman Cebrail’e; “Haydi git ona bak!” emrini verdi. O da gitti, baktı ve şöyle dedi: “İzzetin ve Celalin hakkı için, bunu duyan hiç kimse oraya girmez.” Sonra onun çevresini (nefsin hoşuna giden) şehvetlerle döşedi ve; “Haydi git şimdi bak!” buyurdu. Cebrail, gitti, baktı ve şöyle dedi: “İzzetin hakkı için, korkarım ondan hiç kimse geri kalıp kurtulamaz, mutlaka oraya girer.” (Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)
_________________
Muhammed-emin
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM Adresi Yahoo Messenger MSN Messenger
Mesajları göster:   
Tüm saatler GMT + 3 Saat
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Gönlümün Gülü Forum Ana Sayfası -> Fıkıh Bölümü
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group

Copyright © 2006, Gönlümün Gülü  ™ En Iyi Görüntüyü Internet Explorer 7.0 veya üzeri sürümler ile 1280x1024 ekran çözünürlügüne alabilirsiniz.
ilahiler dinle
Erzurum  | Gönlümün Gülü Güzeldir  | Php Nuke Kurtlar Vadisi Pusu 49 Bölüm izle

Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır